en_US
en
off
Mobile View
Desktop View
Bucak Hakkında
2758
 

BURDUR BUCAK

 Akdeniz bölgesinde bulunmaktadır. İlçe merkezi Burdur'a 46 km, Isparta'ya 70 km, Antalya'ya 84 km uzaklıktadır. Bucak Burdur iline bağlı ve Burdur'un en büyük ilçesidir. İlçenin kuzey-doğusunda Roma Dönemine ait "Kremna Antik Kenti" ve Kocaaliler Beldesinde Toros Dağları üzerinde “Milias ve Sia Antik kentleri”, Kestel köyünde “Kodrula Antik Kenti” bulunmaktadır. Susuz Kervansarayı ve İncirhan Kervansarayı önemli Selçuklu eserlerindendir. Bucak, Toros dağlarının batı kolları arasında kurulmuş, İlçenin içinden geçen Antalya-Burdur karayolunun doğu bölümünde kalan topraklar genellikle dağlık, batı bölümünde kalan topraklar ise genellikle ovalıktır. Bucak ilçesinin en yüksek dağı 2.336 m yükseklikte olan Kestel dağı (Katrancık Dağı)dır. İlçenin en büyük ovası ise Bucak ovası olarak adlandırılan bölgedir. Bu bölgenin içinde kurutulan ve üretime açılan Kestel gölünün 20.000 dekar alanı da bulunmaktadır. Burdur-Antalya Karayolunun 45. kilometresinde bulunan Bucak, doğuda Sütçüler, güneyde Antalya, batıda ve kuzeyde Burdur, Çeltikçi ve Ağlasun ile çevrilidir. Bucak ilçesinin %67 ormanlık alandır. Ormanlık alanda çam, ardıç, köknar, sedir vb. ağaçların yanında bölgenin karakteristik bitki örtüsü olan makilerde bulunmaktadır.


TARİHÇESİ

Bucak, ilçe olarak 1926 yılında Burdur iline bağlanmış, aynı yıllarda belediye teşkilatı kurulmuştur. Bucak ilçesinin geçmişteki adı Oğuzhan ‘dır. Fakat Cumhuriyet döneminde yapılan siyasi düzenleme ile 30.05.1926 tarih ve 877 sayılı kanunla bugünkü adı olan Bucak’ı resmen almıştır.

EKONOMİ

Nüfusun % 78’i çiftçidir. Küçük esnaf ve sanatkar ise nüfusun % 12’lik bölümünü oluşturmaktadır. Bucak, Antalya’ya olan yakınlığı ve bölgeyi diğer illere bağlayan karayolu üzerindeki konumu ile büyük bir gelişme göstermiştir. Karayolu nedeniyle ilçede nakliyecilik ve buna bağlı olarak da oto tamirciliği gelişmiştir.Küçük sanayinin, özellikle oto sanayinin, ileri düzeyde oluşu, oto parçası ticaretinin doğmasına da neden olmuştur. Yerli ve yabancı her türlü aracın yedek parçasını ilçede bulmak mümkündür. İlçe sınırları içinde son yıllarda zengin mermer yatakları bulunmuş ve işletmeye açılmıştır. Mermercilik, Bucak sanayisinin lokomotifi olmuştur.

Ticaret bir bölgenin vazgeçilmez unsurlarından birisidir. Hatta bölgenin hayat damarları olarak nitelendirilebilir. Bucak’ın özellikle Burdur, Isparta ve Antalya üçgeninde olması ticari hayatın canlı olmasına katkı sağlamaktadır. Küçük Ölçekli Sanayi Bucak ilçesini bölgede öne çıkaran sektörlerden birisidir. Geçmişte birçok bölgede yaygın olmamasına rağmen Bucak ilçesindeki motorlu araç tamirciliğinin başarısı ile ilçenin adı Türkiye çapında tanınır hale gelmiştir. Özellikle 1980’li yıllarda Türkiye’nin her tarafından kamyon tamirciliği ve karoser yapımı için birçok kamyon esnafı Bucak Sanayisi’ne gelmekteydi. Motorlu araç tamirciliği ilk zamanlarda şehrin değişik yerlerindeki evlerin altında yapılırken; daha sonra belediye tarafından yaptırılan eski sanayi adı verilen bölgeye taşınmıştır. 

TİCARET

Peki Bucağın Neleri Meşhur ?

Bucak Salebi :

Salep bitkisi ülkemizde birçok yerde ve özellikle Bucak'ta yetişir. En iyi ve saf salep Toroslarda yetişen Orkide yabani bitkisinden elde edilir. Bucak İlçesi Çekirdek Salep merkezidir. Bucak denince akla salep gelir. 

Burdur Ceviz Ezmesi :

Burdur Ceviz Ezmesi, çok eski yıllardan beri sadece Burdur ilinde yapılan ve Burdura ait özgün bir tatlı ve ikram yiyeceğidir. Ceviz ,İrmik ve Şekerin, Eşit ölçülerdeki karışımından hazırlanan, son derece lezzetli ve hafif bir yiyecektir. Aşağıda besin değerleri verilen irmik ve cevizin doğal hali ile karışımından yapıldığı için, son derece sağlıklı, besin değeri dengeli, vücudun gereksinimlerini karşılayacak maddelere sahip, bir yiyecektir.

Burdur Şiş :

Özelliği, lezzetini baharatlarda aramamasıdır. et ve tuzdan oluşacak kadar kendine güvenir. etin lezzeti ön plandadır. dolayısıyla etin kalitesi en önemli kriterdir. Bu nedenle de ülke çapında yayılma ihtimali yoktur. Burdur'da yersin ya da hiç yiyememe ihtimaliniz yüksektir.

Sagalassos Antik Kenti :


Antik Yunan’da Pisidya’nın başkenti olan bu şehrin çoğu yapısı kısmen ayakta kalabilmiştir. Bunların en iyi durumda olanı ise tiyatro bölümüdür. Batı Toroslar’ın bir parçası olan Ağlasun dağının güney eteklerinde, 1450–1700 m yükseklikteki meyilli bir arazi üzerine kurulu kentin kalıntıları, doğu-batı yönünde 2.5 km, kuzey-güney yönünde ise 1,5 km’yi kapsayan bir alana yayılır. İlk olarak, 1706’da Fransız gezgin Paul Lucas tarafından keşfedilen Sagalassos’ta arkeolojik kazılar 1990’da başlatılmıştır.

Çeşmelerinin görkemiyle anılan Sagalassos, dünyanın en yüksek rakımlı, 9.000 kişilik tiyatrosu ve kendine has kaya mezarlarıyla bilinir. Sagalassos’ta bulunan ve Traian dönemine tarihlenen Ares, Herakles, Hermes, Zeus, Athena ve Poseidon büstleri Antik Dönem heykeltıraşlığının önemli örneklerinden sayılıyor. 

İnsuyu Mağarası :


Burdur-Antalya karayolunun ,13 kilometresinde yoldan 900 m. doğuda, Mandıra köyündedir. Toplam 597 m. uzunluğunda yatay ve kuru bir mağaradır. Uygun ulaşımı bulunduğu için Türkiye’de turizme açılan ilk mağaralardan biridir. Kalker tortulanmalarından türlü şekil ve yapıda meydana gelen sarkıt ve dikitlerin teşekkül tarzları dikkate alınarak mağaranın binlerce yıl evveliyatı olduğu tahmin edilmektedir.

Mağara içinde girintili-çıkıntılı muhtelif istikametlere açılan dehlizlerde yer alan irili ufaklı 9 göl mevcuttur. Mağara içinde serin ve temiz bir hava cereyanı vardır. Bir kısım mağara sularının şeker ve mide hastalıklarına şifalı olduğuna inanılmaktadır. Mağara civarında İl Özel İdaresince kurulmuş bir konaklama tesisi vardır.